Kış aylarının şifa kaynağı: Tarhana

Kaybolmaya yüz tutmuş lezzetlerden biri olan ve artık doğal üretimi yapılmayan tarhanaya yeniden hayat veren Tombul Tarhana Kurucusu Kemal Çeltik, geleneksel yöntemlerle ve hiçbir makine kullanmadan ürettikleri tarhanaları tüketicinin beğenisine sunuyor.

Tombul Tarhana Kurucusu Kemal Çeltik, katkı ve koruyucu madde kullanmadan yaptıkları ve tombul tarhana markasıyla piyasaya sundukları tarhana hakkında bilgi verdi. Kış aylarında en fazla tercih edilen ürünlerden biri olan tarhana üretiminde hiçbir katkı ve koruyucu madde kullanmadıklarını ifade eden Kemal Çeltik, “Biz tedarikçi çiftçilerimizden hammaddeleri alarak ve bunları tamamen doğal yöntemlerle hiçbir makine kullanmadan üretim yapıyoruz” dedi.

2000 yılında tarhanayla ilgili bir sevda oluştuğunu ifade eden Çeltik, “Kaybolmaya yüz tutmuş lezzetlerden biri olduğu için Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde güzel bir ekip ve fabrika kurarak tarhana imal etmeye başladık. 19 yıldır üretim yapmaktayız. Bizde bir ticaret sevdası var” dedi. Tarhanayı geliştirme fikrinin çıkış nedeni hakkında bilgi veren Çeltik, “Tarhana kaybolmaya yüz tutmuş bir lezzet. Atalarımızdan gelen bir gıda ürünü ve kış aylarının şifa kaynağı. Doktor reçetesi gibi bir ürün. Piyasadaki ürünlere baktığımda hepsinde koruyucu ve katkı maddesi olduğunu fark ettim ve biz bunu neden yapamıyoruz diye kendime sordum. Reçetesi eskiye dayanan bir tarhana bularak yola çıktık. Bununla ilgili bir çalışma yaparak Tavşanlı’nın havasının da kuru olmasında dolayı o bölgede güzel tarhana üretimi yapılacağını düşünerek oradaki arkadaşlarımızla birlikte üretime başladık” dedi.

“KATKI VE KORUYUCU MADDESİ YOK”

Yaptıkları tarhanada katkı ve koruyucu madde kullanmadıklarını söyleyen Çeltik, “Bizim üretim aşamamızda makine kullanımı yok. Tamamen doğal ve geleneksel yöntemlerle yapıyoruz. Katkı ve koruyucu madde kullanmadan üretim yapmaktayız. Bizim Ege Bölgesi’nde birlikte çalıştığımız çiftçilerimiz var. Döneminde ürünleri taze olarak onlardan alıyoruz ve kullanıyoruz. Biz bu katkı maddelerinin hiçbirini kullanmıyoruz. Çünkü yapım aşamasında bir fermantasyon süreci var. Bu mayalanmayı yaptıktan belli bir süre sonra ürün zaten kendine gelmiş oluyor ki tekrar kurutmayı doğal ortamda yaptığımız için ve kullandığımız hammaddelerden dolayı zaten ürün lezzetlenmiş oluyor. Biz tamamen kendi reçetemizle, doğal lezzetle üretim yapıyoruz. Vatandaşa sağlıklı, doğal ürünler sunmuş oluyoruz. İçerisine sadece sevgimizi koyarak üretim yapmaktayız. Bizim çok özverili bir üretimimiz var. Tarhana yöresel olarak farklılıklar gösteriyor. Biz Kütahya bölgesinde üretimi çiğ olarak yapmaktayız. Bir de pişirme yöntemiyle yapılan tarhana var. Pişmiş tarhanada içerisine tarhana otu koyarak bu hammaddeleri pişiriyorlar. Pişirdikten sonra bunu yoğurtla mayalıyorlar. Bizim reçetemiz çok farklı. Rengi taze kırmızı biber kullanımıyla alakalı. Bizim Ege’ye has bir üretimimiz var. Biz buranın nimetlerinden yararlanarak üretim yapıyoruz. Buradaki asıl amacımızda bu lezzetli ve şifalı ürünü halkımızın sofralarına sunuyoruz” dedi.

BEBEK TARHANASI

Bütün tarhanaların sağlık açısından yararlı olduğunu söyleyen Çeltik, “Biz halkımızın tarhana tüketmesini istiyoruz. İçerisinde bulunan maddelerin şifalı olmasında dolayı uzun ömürlü olmalarını sağlar. Biz marka olarak hem üniversitelerle hem de TÜBİTAK da araştırmalar yapıyoruz. Bebek tarhanası üretimi yapıyoruz. 6 aydan sonra geleceğimizin teminatı evlatlarımıza bu bebek tarhanasını kullanmalarını öneriyoruz. Organik bebek tarhanası ve normal bebek tarhanamız var. Tombul Tarhana hem organik hem de normal üretim yapıyor. Biz organik üretime önem veriyoruz. Tarım Bakanlığı’nın organik olduğuna dair vermiş olduğu bir logomuz var” ifadelerinde bulundu.

kaynak: Gazete Yeni Gün

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir